Milliyetçi partner

Milliyet newspaper has featured news regarding the “Certificate Program: Theory and Practice of Milan Chamber of Arbitration” organized by ILIDA-Business and Law and Ongur & Partners… Our managing partner Attorney Arzu ONGUR emphasized this event will be a great opportunity for fruitful cooperation between Turkish and Italian Lawyers. #Av.ArzuOngur Cumhuriyet Halk Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, HDP, İYİ Parti bu konuda teklif verdi' beyazgazete. 4:46. 04 ender balkır bugün ayın ışığı 19.10.2014 nefes nefes anadolu. desprite. 3:39. 01 nurgül onat bu dağlar kömürdendir 02.11.2014 nefes nefes anadolu. ... About Us What’s New Help Center Jobs API Become a Partner. Millet Plastics Group, experts in plastic transformation Nearly 60 years separate Marius Millet’s craft activities and the fully modernized manufacturing sites now making up the Millet Group. Historically established in the Jura, in France, Millet has contributed to the growth of the Plastics Vallée and is now recognized internationally as an expert in plastic transformation … At TRT World, audiences can expect balanced, in-depth reporting with a focus on global responsibility. We bring you Milliyet news coverage 24 hours a day, 7 days a week. Partner haberleri, Partner hakkında merak edilenler, son dakika güncel Partner gelişmeleri, videolar, fotoğraflar ve çok daha fazlası Partner haber sayfasında... Cinsel partner tercihimizi nasıl belirliyoruz? Üroloji ve Androloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Karataş konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

HETEROSEKSÜELLİK VE KENDİMİZİ KEŞFETMEK ÜZERİNE

2020.01.26 15:17 tiridates3 HETEROSEKSÜELLİK VE KENDİMİZİ KEŞFETMEK ÜZERİNE

Dostlar Merhaba,herkesin bildiği gibi günümüz teknolojisi ve "Medeniyet" denilen kavram sonucunda toplumlar belli başlı sosyolojik yapılanmalara giriyorlar ve bu konuda biz insanlar(Voluptatemian) hedonizmimize yenik düşüp belli başlı sapkınlıklara girişebiliyoruz.Bugün değineceğim konunun önemini günümüz Avrupa ülkelerinin çoğu özetliyor zaten ki bence bu ülkeler bu problemin farkında olup hala harekete geçmiş değiller.Benim burada anlatacaklarım herhangi bir cinsel eğilim ve cinsel seçime karşıt değildir fakat 19.yy Nihilist düşünürlerinin de belirttiği üzere çok da önemli bir konu... Bundan yaklaşık 200 sene öncesinde günümüzü öngörebilen bu kişiler özellikle çoğu Alman düşünürü(Hegel,Schopenhauer,Schelling) gibi insanların zaten o dönemde günümüz Almanyası için öngördükleri "Kendine yenik düşme" kavramı ile birlikte ileride olacak Doğum/Ölüm oranlarının ki bunları tamamen milliyetçi bir biçimde oluşturmuşlardır; örneğin Bir Alman ailenin oluşumu,evlilikleri,çocuk yapmaları durumu. Neyse ki bu durumu ileride insanların sadece cinsel zevkler gereğince hareket edeceklerini ve hatta bir süre sonra üremeyi durduracaklarını da belirtmişlerdir ki.. şuan günümüz Avrupa ülkelerinin çoğunda bu geçerliyken(bknz işçi göçleri almaları) evet tabiki bazılarımız bunu çoğrafi açıdan gelişmişlik olarak da nitelendirebilir ama bu aslında tamamen gelişmişlik demek de değildir ve aksine Türkiyedeki nüfus artış hızının fazlalığı da ekonomik durumu ve iş rekabetlerini de arttırıyor ki ben bunu sizin değerlendirmenize bırakıyorum çünkü burada değineceğim konu tamamen farklı:Doğal dediğimiz durumdan çıkmakla başlıyor,özellikle günümüz Türkiyesi bu duruma çok müsait örnekler sunuyor.(ki bu durumların bazıları grubumuzda NSFW içerik olarak paylaşıldı.). Bazı insanlar kontrolleri dışında bazı eğilimlere gidebilirler bu çok normaldir zaten bunun üzerine son bir kaç yüzyıldır önemli psikoanalitikçi ve sosyologlar çok fazla çalışmalar yürüttüler lakin bu durum bir toplumsal histeriye dönüşmeden önce herkese "Benim cinsel konumum nedir?" diye soru sormasını rica ediyorum çünkü bu durumda gitmenin ne gelişmişlik ve ya modernizmle tam olarak bir alakası yok bunun kanıtı olarak Sigmund Freud`un "Psikoseksüel Kuram"ını iyice inceleyebilirsiniz. Burada durum Doğal olan Erkek Kadın ilişkisinin sekmesi ile insan neslinin tamamen teknolojik bir şekilde devamını gerektiriyor ki burada çoğumuzun bilebileceği gibi önümüze Kardashev Ölçeği denilen kavram çıkıyor,bu kavramla ilgili ileri atılmış sosyolojik teoriler de çok fazla kısacası ileride insanların doğal olan Kadın Erkek birleşimi bizim Heteroseksüel diye adlandırdığımız ki aslında olması gereken farklı cinsiyetlerden partner oluşumlarının git gide azalacağı ve bir süre sonra gerçekten insanlığın ve dünyanın tıpkı Cyberpunk oyunlarındaki gibi bir geleceğe varacakları şüphesiz ki ortada, fakat bunu tam tersinir düşünceler ise bu durumdaki cinsellik durumlarının insanlar için felaket olduğunu belirtiyor. Şuan Coronavirüs`ün çıkarıldığı Çin de aynı zamanda Dünyanın 3.genleri değiştirilmiş bebeği(Güya 3.bebek) de yapıldı ki bu durum siyasal,askeri,toplumsal açıdan tam bir felaket, düşünsenize bundan yaklaşık 70-80 sene önce SSCB`de yapılan Maymun-İnsan deneylerini amaç tamamen Siyasi liderlerin askeri üstünlükleri ile Dünyada farklılıklar yaratması belki yıkım belki de savaştı.... Kısaca şunu bilmemiz gerekiyor Doğal olandan uzaklaşıyoruz ve insan günümüz konumuna,bu sıkıntılarına da başta da değindiğim gibi Teknoloji ve "Medeniyet" dediği kavram yüzünden geldi.O yüzden lütfen herkes kendini gerçekten keşfetmeye çalışsın ve taklitçi psikoloji ile davranıp kendi Doğal olanını kaybetmesin. Gelecek nesillerin de Anneleri ve Babaları olmasına ihtiyaç var...
submitted by tiridates3 to KGBTR [link] [comments]


2017.03.14 22:51 Yetkinler [EVENT] Founding of the Grey Wolves

It was a sweltering 30°C April day in the city of Adana, Turkey. The streets were mostly empty with the exception of a few farmers trying to sell their melons, children playing soccer, and a group of men walking, all in heavy suits, which probably wasn't the best clothing for a hot day.
Then again, none of the group members had properly planned for this day. They had rented out an office, but went to the wrong location and now had to walk across the city. They had chosen to meet up at 13:00, right after their great meal of Adana Kebab, so they were full of food as they made their journey. Finally, they had chosen the hottest part of the day to meet up, so they were all drenched with sweat as their clothing clinged to their sweaty bodies as they moved through the streets of Adana.
It was safe to say that that this was a group of idiots. But even if all these blunders were not committed, what they would do would arrive at the office would surely show that they were major idiots.
One idiot with a thick head of hair on the top of his head and on his face took off his suit coat and tied it to the top of his head, making a turban of sorts. The other members of the group took one look at this ridiculous fashion and began to make fun of their partner for looking "like a filthy Arab".
"Heading to Mecca, are we?"
"If you're looking for the caliph, he's not around here!"
"You damn piece of Arab shit. Don't know know that your people were to blame for the Ottoman loss in the Great War? If you hadn't revolted in the desert and attacked out beautiful railroad just because western agent T.E. Lawrence said so, the war would have gone fine. We should've done to you what we had done to the Christians, you ungrateful goat fucking asswipes."
They teased him relentlessly, until the man could take it no more. He started to remove the coat-turban when they reached the office. Finally, some place cool! The hairy man rushed inside, his other idiot colleagues following close behind him.
Once inside the office and settled in, the meeting began. A man with a wide face and bushy eyebrows, the leader of the group, began to speak.
"I, Alparslan Türkeş, am calling for the creation of a new political movement in Turkey. Our current leaders have gone too far from the ideologies of Atatürk, and they refuse to listen to my rantings, so now I must create a new party to bring back the true Turkish state. Milliyetçi Hareket Partisi will be the party of Turkish nationalism, Turanism, and secularism!"
The party members cheered, but Mr. Türkeş wasn't done yet.
"If elected, we will make Turkey more nationalistic! Armenian and Greek elements will be erased! Kurds and Circassians will be Turkified! Arabic words will be removed from the language and be replaced with proto-Turkic. Our nation will stretch from Edirne to Yakutia, once we invade the Soviet Union and butcher the communists!!"
The party idiots cheered again, but Mr. Türkeş wasn't done yet.
"In addition to the party I am announcing a Youth Wing, Ülkü Ocakları, which will recruit young men into our party. Nihal Atsız and Nejdet Sançar will be in charge of creating this, by organizing youth events and clubs that bring the youths and their families into the party.
The idiots around the table cheered again, and set off to do their work for the party, including distributing party material throughout the city and the local countryside, talking up their ideology at the local hangouts, and organizing sports and social clubs for the youths to join.
submitted by Yetkinler to ColdWarPowers [link] [comments]


2016.06.05 14:32 houseofcards79 erdoğanizm’le beraber islamcılık devletleşiyor

‘erdoğanizm’le beraber islamcılık devletleşiyor
abd’nin saygın üniversitelerinden stanford’da osmanlı ve islam dünyası tarihi dersleri veren ali yaycıoğlu, türkiye’de siyasal islamcılığın kökenlerini en iyi bilen isimlerden biri. akp’nin siyasal islamcı kimliğini konuştuğumuz yaycıoğlu, bugün türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi durumu “islamın devletleşmesi” olarak tespit ediyor. yaycıoğlu bu “yeni” islamcılığa ise “erdoğanizm” diyor.
bugünün siyasal islamcı ideolojisinin köklerini nerede aramak lazım?
  1. yüzyıldan itibaren toplumsal pratikleri yoğun şekilde eleştiren ve toplumu terbiye etmek isteyen aktivist bir islamcılığın ortaya çıktığını görüyoruz. iki ana kolu var sanırım. birincisi, 16’ncı yüzyılda yaşamış ibn teymiyeci mehmed birgivi’yi takip eden ve 17’ncı yüzyılın önemli bir toplumsal hareketine dönüşen kadızadeliler. toplumda yüzyıllardır oluşan gelenek ve pratiklerin islami olmadığı eleştirisi getirmişler. hedeflerinde kahve içme, raks etme, tütün çekme gibi yaygınlık kazanan pratikler var. diğeri ise nakşibendi - müceddi - haledi hareketi. 18’nci yüzyılda osmanlı’daki siyasi ve dini kültürü derinden etkilemiş. şer’î prensipler ışığında, şeyh-mürit ilişkisiyle ümmeti terbiye etmeyi amaçlar. iki akımı da 18. yüzyıl sonunda meşhur nizam-ı cedidcilik, sonra ıı. mahmud reformu içinde görüyoruz. nizam-ı cedidcilik bir batılılaşma hareketi olduğu kadar aynı zamanda islami bir reform hareketidir.
ordu ve islamcılar arasındaki ilişki nasıl kuruluyor?
  1. ve 19. yüzyıllardaki askeri reform ve askeri mühendislikle, toplumu disipline etmeye çalışan islamiyet arasında ciddi ilişkiler var. askeri reformda önemli olan matematiktir. matematikte doğru-yanlış vardır, müzakere alanı yoktur. selefi, kısmen de nakşhibendi-müceddidi hareketinde, müzakere alanı daralır. doğru ve yanlış, toplumsal müzakere ile belirlenmez. bu şekliyle reform içine entegre edilmiş islami bir söylem vardır. 18. yüzyılda başlar ve 1908’e kadar devam eder. ordu’nun laikleşmesi oldukça geç bir olgu.
mühendislik ve selefilik ile nakşilik arasındaki ilişki ayrıca çok enteresan. askerî bilimler ve ordu yirminci yüzyılda sekülerleşir ama mühendisler arasında islami, hatta selefi akımlar, gücünü yüzyıl boyunca devam ettirir. necmettin erbakan’ın mühendis olması ve o’na saygı duyanların o’na hep “prof. dr. necmettin erbakan” olarak hitap etmesi tesadüf değil.
bu yakınlığın nedeni nedir?
genel görüşün aksine siyasal islamcılar akli bilimleri önemserler. tabii, akli olanın sınırlarını kendileri çizmek şartıyla. akli metodları, ki bunların başında mantık gelir, kendi inanç sistemleriyle entegre etmişlerdir.
‘islamcılar devletle yakın ilişkiler kurdu’ erdoganizm-le-beraber-islamcilik-devletlesiyor-144702-1.
peki siyasal islam nasıl gelişiyor?
18’inci yüzyılın sonlarından beri püriten islami söylem modern ve siyasi bir dil geliştirmeye başlıyor. osmanlı modernleşmesi islami bir modernleşme hareketidir ve hareket içinde püriten islami ve toplumu islami kodlar ile terbiye edici bir söylem vardır. bu 1790’larda iyice gözle görünür hale gelir. 19. asır boyunca devlet ile islamcılık arasındaki ilişki kâh geriler kâh yoğunlaşır. 1925’ten sonra, radikal bir laikleşme hareketi başlar ama 1950’lerle tekrar islami akımlar, çok değişmiş ve yıpranmış bir şekilde devletle yeni bir ilişki kurmaya başlar. islami tecdid ve ihya, devletle beraber yapılır. onu yıkarak değil, ele geçirerek.
ya islamcıların kendisi devlet olursa?
bilmiyoruz henüz, şimdiye kadar hiç olmadı. belki şimdi bu dediğinizi yaşıyoruz.
islamcılar devlet içinde koalisyonun ortağıydı ve devleti şu ya da bu şekilde etkileme, devlet için gizli ya da kapalı kadrolaşma amacı güderlerdi. soğuk savaş’ta islamcılar, milliyetçilerle beraber, abd ve nato’nun yanında saf tuttular. uzun süre yine de asıl güçlü kesim hep bu milliyetçilikten çok uzak durmayan, anti-komünist milliyetçi-mukadesatçı, türkçü-islamcı kesim oldu. necip fazıl bu çizgiyi popülist bir tarzda başka bir noktaya çekti. iran devrimi, “islam devrimcisi” diye bileceğimiz anti-emperyalist, anti-amerikan, anti-israilci bir islamcı kanalın ortaya çıkmasını sağladı. bir ara islamcılık arasındaki mücadele abd ve türkiye’de merkez sağa daha yakın duran nurcular ile islam devrimcileri arasında devam etti. milli görüş hareketi, milliyetçi-mukadesatçı çizgi ile devrimci çizgiyi bir anlamda sentezlemeye çalıştı. bütün bu süreç içinde farklı yöntemlerle (başta kadrolaşma) devleti islamileştirmek fikri yaygındı. şimdi yeni bir islam söylemi ortaya çıkıyor ve bu “yeni” islam aynı zamanda devletleşiyor. ben bu yeni islamcılığa “erdoğancılık” ya da “erdoğanizm” diyorum.
ne demek erdoğanizm?
tarihsel olarak, islamcılık devlete karşı bir hareket değildir, devletle ittifak etmiş, ezildiğinde geriye çekilmiş bir harekettir… bütün güvenlikçi yapısıyla ve teknolojisiyle yeni bir devlet formu var ortada. erdoğan bu yeni devletin oluşumu sürecinde devletin başına geçti. şimdi bu devlet islami bir nitelik kazanıyor. islami söylem, devletin resmi ideolojisi oluyor. yalnız bu eski islamcılıktan farklılaşıyor. liderin, devletin ve milletin birliği ve bu birliğe ruh veren islami ve tarihi bir söylem. buna “islami bonapartizm” ya da “erdoğanizm” diyebiliriz. diğer yandan islam’ın devlet olmaması gerektiğini açıkça ifade eden, erdoğanizmin şehvetine kapılmayan az da olsa islamcı var. önümüzdeki dönemde bu iki kesim arasında enteresan tartışmaları gözlemleyebiliriz.
‘imam hatiplerde resmi ideoloji üretiliyor’
davutoğlu’nun tasfiye edilişini nasıl okuyorsunuz?
islamcılık açısından bakarsak, davutoğlu’nun tasfiyesi islamcılığın erdoğanizm altında bir bileşenden ibaret olması, liderlik karşısında özerkliğini kaybetmesi demektir gibi geliyor bana.
islamcıların bilimle olan ilişkisi bağlamında, okulların imam hatipleşmesi nereye oturuyor?
akli bilimlerle nakli bilimlerin sentezi olan imam hatip, anlattıklarımı çok iyi açıklıyor. bu okulları, bunların bir arada öğretildiği, doktrin haline geldiği yer olarak düşünmek lazım. imam hatiplerin resmi dinin ve artık resmi ideolojinin de üretildiği yerler haline geldiği bir dönem yaşıyoruz. resmi ideolojide “resmi din” de var. imam hatibin olağan okullara dönüşmesinin arkasında toplumu terbiye etmek fikri yatıyor.
tübitak’ın dönüşümünün de zemini bu mu?
aynı çerçevede islamcıların tübitak’ı kontrol etmek arzusu üzerinde durmak lazım. islamcı gelenek içinde bilimsellik çok önemsenir ama sınırlarının naklî (tefsir, kelam, hadis) delillerle belirlenmesi kaydıyla. dolayısıyla uygulamalı bilimlere, yani amelî (fiili) olana karşı ilgi, teorik bilimlerden çok daha fazladır.
‘uydurulmuş tarihi ve dini referanslar kullanılıyor’
siyasal islamcılığın doğuşunu, dinin toplumu disipline etme yönelimiyle anıyorsunuz. bugün için ne demeli?
akp, islamcılığı, utangaç da olsa, siyasi merkeze oturtabildi. ama henüz bu proje tamamlanmamıştı ki, akp’nin taşıdığı islamcılık bir anda eridi ve yerine başka bir islamcılık hakim olmaya başladı. dediğim gibi, buna islami bonapartizm ya da erdoğanizm diyebiliriz. yeni bir islamcılık bu; islamı oldukça basit ve formel bir şekle indirgeyip, devlet eliyle insanlara empoze eden bir model. modern devlet, kurumlar, dijital imkânlar ve kapitalizm enstrümanlarıyla tek düze ve jenerik bir din tanımlanıyor. ve formal enstrümanlar aracılığıyla, bu tek düze islam sadece laiklere değil; dindarlara da bu benimsetilmeye çalışılıyor. gerçek cami budur, müslüman böyle olur, baş böyle örtülür… hepimizi terbiye etmeye yönelik dini muhafazakâr bir jenerik din oluşturuluyor. bu aslında devletin islamileşmesi değil. islam’ın devletleşmesi sürecidir. islam devletleştikçe basitleşir, jeneriklerşir, standartlaşır ve toplumsal alanın karmaşık inanç pratiklerini buldozer gibi ezer. erdoğanizmle beraber islam devletleşiyor. bu devlet, islami türkiye’deki tarihsel, karmaşık ve farklı boyutlarıyla yaşanan islami pratikleri yok ediyor. bu yapılırken de çok sorunlu, kısmen uydurulmuş, tarihi ve dini referanslar sunuluyor.
son olarak, ensar vakfı skandalında da gördüğümüz gibi, onları çocuk tecavüzünü bile savunmaya iten şey nedir?
islami kesim karşı tarafa kesinlikle güvenmiyor. halil ibrahim yenigün’ün deyimi ile islamcılık müslümancılık haline geldi. mütedeyyin kesimlerin kazanımlarını her hal ve kârda koruma güdüsüyle, olan bitene ses çıkarmayan büyük bir kesim var. işler kötüye gidince savunmaya geçiyor, kazanımlarının yok olacağını sanıyorlar. kendi aralarında da güvensizlik var. erdoğan çevresi davutoğlu çevresine güvenmiyordu ve bu güvensizlik davutoğlu’nun tasfiyesi ile sonuçlandı. bende, yeni türkiye hiper güvensizlikten ortaya çıkacak yapısal bir krizle çökecek fikrini uyandırıyor.
*
‘ellerinde metin yok’
sizce akp bugün nasıl bir rejim inşa etmeye çalışıyor?
akp en azından resmi söylemde, türkiye’de kalkınmacı, demokratik bir toplum modeli öngörüyor ve bunu da başkanlık sistemiyle yapacağını söylüyor. ancak, islami bir kökten gelen bu hareketin demokrasi, sosyal devlet ve hukuk devleti ile ilişkisini kuracak bir metin yok. türkiye’yi çok derinden değiştirmeye çalışıyorlar ancak kafalarındaki proje çok net değil, elimizde bir metin yok. bu işi yolda halletmeye çalışıyorlar, devamlı zigzag çizmelerinin, değişen ittifakların nedeni bu.
*
‘naif hareketler gibi görmek yanlış’
islamcıların siyaset yapma tarzı nasıl?
islamcılık her zaman ittifaklar kurar. dikkatli, tedbirli bir geleneği vardır. nerede ne yapacağını bilir. soğuk savaş içinde kendini son derece kritik bir yerde konumlandırmayı bildiler. anti-komünist mücadelenin iyi bir aktörü oldular. islamcılara çocuk muamelesi yapılmaması lazım. bazı arkadaşlar gibi, ‘bunlar henüz olgunlaşmamış siyasi bir heyet, bunları fikirler vererek düzeltebiliriz’ söylemleri, onları naif hareketlermiş gibi görmek yanlış. bütün bu islamcı geleneği kesinlikle ciddiye almadan, bütün bu geleneği öğrenmeden bunlara akıldanelik (akılcılık) yapmamak lazım.
*
kimdir?
ali yaycıoğlu, stanford üniversitesi tarih bölümünde öğretim üyesi olup, ‘osmanlı ve islam dünyası tarihi’ dersleri veriyor. partners of the empire: the crisis of the ottoman order in the age of revolutions adlı kitap stranford üniversitesi yayınlarından bu yıl çıktı. kitabın türkçe çevirisi imparatorluğun ortakları: devrimler çağında osmanlı nizamının krizi başlığı ile koç üniversitesi yayınlarından 2017’de yayınlanacak.
ömür şahin keyif
kaynak:http://www.birgun.net/haber-detay/erdoganizm-le-beraber-islamcilik-devletlesiyor-114769.html
submitted by houseofcards79 to Turkey [link] [comments]


2015.06.06 11:47 NotVladeDivac Tomorrow's (June 7) General Election in Turkey and how it matters to Syria

The June 7th Turkish General Election
Credit to yk42 for contributing to and discussing this post with me. Thanks.
The primary goal of this write-up is to inform the /syriancivilwar community on the importance, ramifications, and dynamics of the Turkish election as it pertains to the conflict in Syria. While Gulf States and Iran are usually the easy-to-read and overt parties in regards to their intervention in the conflict due to the authoritarian nature of their regimes, Turkey's role in the conflict due to its geostrategic location is arguably the most important yet must remain plausibly deniable due to its alliance with NATO and democratic process. Many of us may have, including the regional actors, built our predictions and strategies regarding Syria on the predisposition of President Erdoğan holding the reigns of power throughout the duration of this conflict, this is not necessarily true and the swearing in of a new administration in Turkey could even go as far as to end Turkey's involvement in the bloodbath to the south.
Turkey and Syria, as it stands now Turkey has been and continues to be the biggest facilitator, willing or unwilling, in financing, weapons supplies, and manpower in and out of Syria. Without going into much detail for post length concerns, the main pillar of support for this proxy war comes from President Recep Tayyip Erdoğan and his party's (AKP) support for regime change in Syria and is not particularly supported amongst the Turkish people and opposition, meaning that to some degree, the rebels in Syria share the fate of the AKP regime's hold on power in Turkey. Note the role of Turkey's National Intelligence Agency (MIT), deeply embedded with AKP Islamists, rather than the Turkish Armed Forces who would rather stay out of Syria and have even gone as far as to intercept weapons shipments, at the expense of prosecution. The recent detente between Turkey and Saudi Arabia, facilitated by the new King of Saudi Arabia's rebalance in priorities towards fighting Iranian influence rather than chasing down the Muslim Brotherhood, the bilateral relationship is contributing to the rebel gains in the North due to consolidating Saudi, Turkish, and Qatari backing into one joint effort (the fruit of this cooperation speculated to be the Jaish al-Fateh coalition). The AKP is likely the only major party in Turkey who is willing to get their hands dirty with the Saudis and Middle Eastern geopolitics in general.
Crash Course on Turkey // Background Information
It's completely impossible for me to make you an expert on Turkish politics overnight, yet, a couple of things are worthy of mentioning. Many people may think that the AKP and Erdoğan are complete assholes in Turkey, however, past mismanagement and corruption continues to weigh heavily on the opposition parties in Turkey. Even though the economy has slowed from the rapid years of growth in the late 2000's, it's an unwinnable argument that AKP has not done a lot for the institutionalization and economic development of Turkey. The memory of fragile coalition governments led by the "secularist/army-approved" parties such as CHP and MHP remains fresh in the mind of Turks, even the ones who desperately want to rid themselves of the AKP. Basically, while people are unhappy with the AKP, the main opposition parties face an uphill battle in this election. It is not just religious conservatives who are voting for the AKP but also pragmatists looking after their interests.
Here are some useful links.
Parliament Now [550 total seats. Note, numbers have changed since 2011 election]
  • AKP (311), CHP (125), MHP (52), HDP (29, entered parliament as independents)
Numbers to watch
  • %10. The proportion of votes the HDP must receive to enter parliament. With a voter base located in the Kurdish heavy south east ensuring almost no votes for the CHP/MHP, if the %10 threshold isn't passed, the second place MP will receive the seat in parliament, meaning the AKP will shoot past %50 of seats and comfortably continue without a coalition. If the HDP does pass, it means the AKP will need to seek a ruling partner or even the opposition could form a coalition or minority government.
  • 330 seats. The number of seats the AKP must win to send constituional changes to a referendum.
  • 367 seats. The number of seats the AKP must win to unilaterally change the constitution.
The Election Turkey's June 7th general election represents possibly the most important election in the history of the Republic of Turkey, representing a possible turning point in Turkish history: will Turkey turn into a Muslim version of Putin's Russia or will opposition to Erdoğan prove sufficient to hand the AKP its first electoral loss?
Who is involved? The parties. Due to Turkey's unheard of electoral threshold of 10%(minimum number of votes needed to hold seats in parliament as a party, not independents) the main contenders are made up of a slim group of three heavyweights and one newcomer.
Quick Note on Syria and the Election : For the last several years of the bloody civil war in Syria, the conflict has failed to become a topic of relevance in Turkish politics. The war hasn't gone well for Erdoğan's government and the administration and media has quietly ceased to bark loudly against Assad on a consistent basis. Until recently. As you may have seen on this sub, the scandal of the Turkish intelligence agency's shipment of weapons to Syria has blown up and all opposition parties have taken a stance against this, demanding answers from Erdoğan. It is not easy for us to specifically gauge the oppositions stance towards Syria before they take power, however, it's clear that they have now invested political capital in criticizing weapons shipments, though, it's unclear if they are against the specific destination (Nusra) of these weapons or the general policy of rebel-armament. Erdoğan's excuse that the weapons were going to Turkmen brigades (clearly not the case) has not convinced many and the MIT scandal is fueling criticism of the goverment's Islamist and authoritarian tendencies.
Due to the length limit on self post and to add a little bit of color, I've created note cards on each of the parties involved as images. I apologies to mobile users if this causes any trouble.
PLEASE do not forget to check them out, as the article is incomplete without them.
The parties are in order of past and predicted vote share.
Syria Outlook: Pan-Islamist AKP is fatally determined on ousting Assad in Syria, stopping Iranian encroachment on the Middle Eastern balance-of-power, and willing to work with all sorts of rebel groups in Syria including secularists and islamists.
Syria Outlook: The kemalist/secularist party sees Turkey as a state on the periphery of Europe and not as a part of the Middle East. The CHP will likely be against arming the Islamist opposition in Syria and avoid upsetting its Western allies.
Syria Outlook: The MHP's support of secularism, though not as extreme as Kemalism, will likely make it avoid arming the most hardline-rebels, however, the MHP is also not especially known for its human rights stances and will blur the lines if necessary. As a likely junior partner in a coalition, they will not have the power to completely steer but only influence policy, yet the nationalist stance of the party will lend a hand to the Turkmen in Syria and make them more willing to directly intervene in Syria rather than continuing the proxy conflict.
Syria Outlook: As much as they have rebranded as a liberal party advocating for human rights and pluralism for the variety of minorities in Turkey, the HDP's main voter base remains secularist Kurds and thus the HDP will be friendly to the Kurds in Syria in the event of their inclusion in a coalition government. The HDP will support an aggressively anti-ISIS policy towards the conflicts in the south while their acting as a trusted mediator between the Turkish government and PYD could help Erdoğan's efforts to bring the YPG to the side of the rebels in Syria.
>>SEE PART 2 IN THE COMMENTS FOR POST-ELECTION SCENARIOS AND COALITION POSSIBILITIES<<
Sorry, I couldn't fit this all in 15,000 characters.
Quick summary. I'm of the belief HDP will pass the %10 threshold. If they do, expect either an AKP-led or CHP-led coalition. Probably AKP-led, but their junior partner choice, the nationalists or the HDP, will have a huge effect on Syria-policy.
In conclusion, given Turkey's importance to the Syrian rebellion/revolution/terrorists/whatever, the political leadership of Turkey is of the utmost relevance to the war to the South. It sounds like a miracle (i'm anti-AKP) but Turkey's leadership could change as we sleep peacefully on the night of June 7th into June 8th. We could all wake up to a parliament whose control has been wrestled out of the AKP’s hands that morning, completely changing the landscape in Syria. The electoral system and the strong mandate the AKP has enjoyed, which has given Erdoğan the confidence to be the loudmouth he is, could be their own downfall and thus is the beauty of democracy. No matter its flaws in press freedom and governmental pressure on the people, the elections remain free in Turkey besides minor incidents.
Websites for following the election.
The international media will do a good enough job to follow the elections, however, if you want decent English-language Turkish sources, the two main sites are..
Unfortunately, there isn't a Turkish TV channel that I'm aware of that broadcasts in English for you guys to follow.
TL;DR The election mainly comes down to the HDP passing the %10 threshold. If they do, that forces the AKP into a coalition OR possibly steals enough votes for the opposition to either establish a coalition or the CHP to form a minority government, if CHP/MHP also do well. It's funny how, 30+ years after the beginning of the PKK insurgency, the rest of us Turks are banking on the Kurds to swing the vote towards the HDP to topple the AKP administration.
Democracy, eh?
It would be unfitting for your resident Turk to end this post without a quote from Atatürk. As is written on the wall of the Grand National Assembly of Turkey, "Sovereignty unconditionally belongs to the Nation"
submitted by NotVladeDivac to syriancivilwar [link] [comments]


www.youtube.com ERDOĞAN'IN MİLLİYETÇİLİK OYUNU..! Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde Türk devleti çökmez, çökemez, çökmeyecektir. MHP KURULTAYI'NDAN NOTLAR... Korkmayın sizi MHP’li veya AK Partili yapmaz, sadece adam yapar, sadece yerli ve milli insan yapar. Arzu Erdem: Vatan Aşkının Cinsiyeti Olur Mu? Milliyetçi Hareket Partisi 12. Olağan Büyük Kurultay Müzikleri Belli Oldu.

Nefes Nefes Anadolu - MHP - Milliyetçi Hareket Partisi - 1 ...

  1. www.youtube.com
  2. ERDOĞAN'IN MİLLİYETÇİLİK OYUNU..!
  3. Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde Türk devleti çökmez, çökemez, çökmeyecektir.
  4. MHP KURULTAYI'NDAN NOTLAR...
  5. Korkmayın sizi MHP’li veya AK Partili yapmaz, sadece adam yapar, sadece yerli ve milli insan yapar.
  6. Arzu Erdem: Vatan Aşkının Cinsiyeti Olur Mu?
  7. Milliyetçi Hareket Partisi 12. Olağan Büyük Kurultay Müzikleri Belli Oldu.

Milliyetçi Hareket Partisi 12. Olağan Büyük Kurultay Müzikleri Belli Oldu. ''Milli Duruş Şühedaya Vefa Millete Bekâ Kurultayı'' Youtube kanalımıza abone olma... Milliyetçi Hareket Partisi’nin olduğu yerde Türk devleti çökmez, çökemez, çökmeyecektir. ... The Big Short 9 - FrontPoint Partners' investigation in Florida & first trade - Duration: 7:26. UBC Medicine Neurology Clinical Skills - Motor, Sensory, and Reflex Examination - Duration: 16:00. UBC Medicine - Educational Media Recommended for you Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 1,349 views 1:35 Aziz Atatürk’ün partisi Türkiye’ye diş bileyen, ahlaksız bir siyasetin uçurum dibine yuvarlanmıştır - Duration: 2:23. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Kılıçdaroğlu’na ve CHP’li yöneticilere diyorum ki; Türkiye’nin hak ve çıkarlarını savunmak, bekasına destek olmak korkmayın sizi MHP’li veya AK Partili yapma... MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN ARZU ERDEM 24.07.2018 TBMM GENEL KURULU YERİNDEN KONUŞMA - Duration: 1:06. MHP Arzu Erdem 7,111 views